Üniversiteli Kadın Kolektifi Erdoğan’dan 8 Mart açıklaması: Kadınları değerlerimizden koparıyorlar – Üniversiteli Kadın Kolektifi

Erdoğan’dan 8 Mart açıklaması: Kadınları değerlerimizden koparıyorlar

Tayyip Erdoğan, Hak-İş’in Dünya Kadınlar Günü etkinliğine katıldı. Kadıköy ve Karşıyaka belediyelerinin 8 Mart afişlerini hedefine alan Erdoğan, “Ailesinden, mahallesinden, toplumundan, değerlerinden kopararak savunmasız bıraktıkları kadınları emeğiyle ve bedeniyle istismar etmenin adını özgürlük koyanlar aslında nesillerimizi hedef alıyorlar” diyerek mırmırladı.

Tayyip Erdoğan dün (6 Mart) Hak-İş’in ATO Congresium’da düzenlediği Dünya Kadınlar Günü etkinliğine katıldı. Eşitliğin kadınları istismara ve sömürüye açık hale getirdiğini söyleyen Erdoğan, İstanbul Kadıköy ve İzmir Karşıyaka belediyelerinin 8 mart dolayısı ile astıkları afişleri hedefine aldı.

Erdoğan konuşmasında kadına yönelik şiddeti önlemede çok yönlü ve etkili tedbirlerin hayata geçirildiğini savunarak, “Bu konuda yürütülen kampanyalara ‘Kadına şiddet insanlığa ihanettir’ diyerek şahsen eşim de ben de katıldık. Bundan sonra da bir insan olarak haklarını koruma mücadelelerinde daima kadınlarımızın yanında yer alacağımızı özellikle ifade etmek istiyorum” ifadeleri kullandı.

‘Eşitlik değil adalet’

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

Kadına insan sıfatıyla yaklaşılan bir yerde onu korumak için başka hiçbir şeye ihtiyaç yoktur. Aslolan özde ve sözde insan olabilmektir. Eşitlik adı altında kadının her türlü sömürüye ve istismara açık hale getirildiği bir anlayışa herkesten önce inanıyorum ki kadınlar karşı çıkacaktır. Asıl olan kadının nisa yani insan sıfatıyla kabul edilmesidir. İşte o zaman eşitliği değil, adaleti tartışmaya başladığımızı göreceğiz. Adalet; erkek, kadın, çocuk, yaşlı demeden tüm insanları ilgilendiren bir sorundur. Unutmayınız, kadının olmadığı yerde insan da yoktur. Bunun için kadın olmak peşinen imtiyazlı olmak demektir. Onun için annelerin ayaklarının altı öpülür. Ben öptüm, siz de öpün.

Birtakım çevrelerin ısrarla kendi deyimleriyle özgürleştirmek adına kadınları kadın yapan farklılıkları, güzellikleri, imtiyazları ortadan kaldırmaya çalıştığını görüyoruz. İşte bu zihniyetin yansımalarına bazı belediyelerin, birtakım siyasi partilerin güya kadınlar günü için hazırladıkları afişlerde, etkinliklerde şahit oluyoruz. Bu topraklara yabancı ne varsa getirip işte kadın diye sunan; inancını ve kılık kıyafetini aşağılayarak kadına hakaret eden bu karanlık zihniyet esasen en büyük kadın düşmanıdır. Kadını başında örtü var, başında örtü yok diye ayrım nasıl tabii tutarsın. Yani başında örtü varsa kadın değil, başında örtü yoksa kadındır. Böyle bir tanımlama olabilir mi? Yıllarca bu ülkede bu yapıldı. Başında örtü varsa okullara almadılar, örtü varsa işe almadılar. Yoksa aldılar. Ayrımcılığın ta kendisi bu. Bunu yaptılar. Bunların kadını özgürleştirmekten anladıkları kadını kendi ideolojilerine kendi zihinlerinde kurdukları dünyaya köle yapmaktır. Ailesinden, mahallesinden, toplumundan, değerlerinden kopararak savunmasız bıraktıkları kadınları emeğiyle ve bedeniyle istismar etmenin adını özgürlük koyanlar aslında nesillerimizi hedef alıyorlar.