Üniversiteli Kadın Kolektifi Mualla Eyüboğlu – Üniversiteli Kadın Kolektifi

Mualla Eyüboğlu

Erzurum Aziziye’de 1919 yılında doğan Mualla Eyüboğlu, 1942’de Güzel Sanatlar Akademisi Mimari Bölümü’nden mezun oldu. Türkiye’nin ilk kadın mimarlarından olan Eyüboğlu, köy enstitüleri programında görev alan ağabeyi Sabahattin Eyüboğlu ve İsmail Hakkı Tonguç başta olmak üzere öncü isimlerle birlikte, köy enstitüsünde mimar, inşaat sorumlusu, öğretmen olarak çalıştı. Onu her ne kadar Sabahattin Eyüboğlu’nun kardeşi olarak tanısak ta 1947 yılından itibaren mesleki hayatı boyunca arkeolojik kazılarda, koruma kurullarında, tarihî anıtların onarımlarını yürüttü, başta Rumelihisarı ve Topkapı Sarayı Harem Dairesi olmak üzere sayısız tarihi eserin restorasyonunu yaptı.

ccd822e136b4b43f7786bdf008e45d95

Eyüboğlu konuk olduğu bir programda köy enstitüleri hakkında ‘’Ben Anadolu’da öğretmen olarak çalışmak istedim. Fakat o zaman Anadolu’da mimar tabiri dahi yok. Nerede çalışacağım? O zaman Sabahattin ağabeyim Talim Terbiye Kurulu azası. Ben annemden bir hafta ağabeyime gidiyorum diye izin aldım. Ankara’ya gittim. İlk Tedrisat Umum Müdürü Tonguç beni Hasanoğlan Köy Enstitüsü Yapı Kolu Başkanı tayin etti. Ağabeyimle Hasanoğlan’a gittik. Köy Enstitülerine öğretemedim bir şey ama Yapı Kolu başkanıyken talebeden çok şey öğrendim. Köy Enstitülerine mimar olmanın öğretici tarafı şu oldu: Herkesten kendi yaşadığı evin planını yapmasını istedim. İşte o zaman Anadolu’daki 40 bin köyün daha prehistoryada yaşadığını gördüm ve bu beni daha çok heyecanlandırdı.’’ der. Köy Enstitüleri kapatıldığında Eyüboğlu Akademi’nin mimari bölümüne asistan tayin edilir. Fakat Köy Enstitülerinden geldiği için orada dışlanır, ders verilmez. Celal Esat Beyin Türk Sanat Tarihi kitabını hazırlamasına yardım eder, çünkü “bilmediği, görmediği bina yoktur”. Bu yüzden de Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’na rapor yazıcı olarak geçer. Bu görev Eyüboğlu gibi Anadolu’ya tutkun biri için idealdir, çünkü ona Anadolu’nun çeşitli yerlerine gitme imkânı verir. Bir süre Yazılıkaya’da hafriyat mimarı, sonra restoratör mimar olarak çalışmaya başlar. Rumelihisarı, türbeler, Topkapı Sarayı Harem Dairesi’nin restorasyonlarında tam salahiyetle çalışır. Tuba Çandar’ın hazırladığı “Hitit Güneşi Mualla Eyuboğlu Anhegger” isimli kitapta Eyüboğlu şöyle diyor:

“Köy Enstitüleri yüzünden adımızı komüniste çıkardılar. Mevlevi şeyhleriyle dostluğumuzdan dolayı gericiye. Her boyaya boyandık anlayacağın. Hepsine de gülüp geçtik. Sabahattin Ağabeyimin dediği gibi, bizden memleketi sevmek… Gerisi boş…”