Üniversiteli Kadın Kolektifi GERİ ADIM ATILAN TASARILARDAN BOŞANMA KOMİSYONU RAPORUNA – Üniversiteli Kadın Kolektifi

GERİ ADIM ATILAN TASARILARDAN BOŞANMA KOMİSYONU RAPORUNA

Tecavüzü aklama yasasından müftülük yasasına AKP’ye geri adım attıran kadınlar şimdi Boşanma Komisyonu Raporu’nu değerlendiriyor

Tecavüzü aklama yasasından müftülere nikah yetkisi veren yasa tasarısına kadınlar AKP’nin kadın düşmanı politikalarını kabul etmedi. Türkiye’nin dört bir yanında eş zamanlı sokağa çıkarak bu yasa tasarılarını kabul etmeyeceklerini söyleyen kadınların mor isyanı kazandı. AKP’ye geri adım attıran kadınların karşısında şimdi Boşanma Komisyonu Raporu var.

Hatırlayarak gidelim tecavüzü aklama yasasından müftülere nikah yetkisi veren yasaya kadar kadınlar ne ile karşı karşıya kaldı ve neler yaptı. Ardından Boşanma Komisyonu Raporu ile kadınlar ne ile karşı karşıya olacak.

Tecavüzü Aklama Yasası neydi ve nasıl kazanıldı?

Bir gece yarısı AKP, cinsel istismara maruz kalan çocukların kendilerine tecavüz eden erkeklerle evlendirilmeleri halinde cezanın ertelenmesini içeren önergeyi meclise getirdi. Kısacası bu önergeye göre cinsel istismar aklanacaktı.

Bunun üzerine kadınlar kampüslerden sokaklara bu yasaya karşı kampanya ördü. “Tecavüz meşrulaştırılamaz” diyerek tüm engelleme çabalarına rağmen ülkenin her tarafında sokakları doldurdu, bazı illerde de gözaltına maruz bırakıldı. “Tecavüzcü devlet hesap verecek”, “AKP elini çocuklardan çek” sloganlarıyla sokakları dolduran kadınlar bu yasa kaldırılana kadar susmayacaklarını belirtmişti.

Kadınların kararlılığı karşısında bu yasa tasarısı Adalet Komisyonu’na çekilip yapılan oylama sonucu tasarıdan çıkarılmıştı. Fakat kadınlar, yasa tasarısının geri çekilmesinin yeterli olmadığını tamamen iptal edilmesini belirtip eylemliliklerine devam edince AKP, yasayı TBMM Adalet Komisyonu’ndan da çıkarttı.

Müftülük Yasası neydi ve kadınlar neler yaptı?

TBMM’nin kapanacağı gün meclis oturumuna sunulan Nüfus Hizmetleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yasa Tasarısı içerisinde birçok tehdit oluşturacak maddeyle kadınların karşısına çıkmıştı. Bu maddeler müftülere resmi nikah yetkisi verilmesinden çocuk evliliklerine kadar kadınların temel hak ve özgürlüklerine bir saldırı olarak gündeme gelmişti.

Bunun üzerine kent meydanlarına çıkan kadınlar tek tek bu kadın düşmanı yasayı anlattı ve buna karşı sessiz kalmamak için çağrı yaptı.

“Eşit ve özgür bir hayat için bu yasalar böyle geçmez” diyerek 1 Ekim’de 13 ilde sokağa çıkan kadınlar sonraki gün de Ankara’da buluşup meclise gitmişti. Meclise giden kadınlar milletvekilleriyle birlikte açıklama gerçekleştirmiş ve bu yasa tasarısı geri çekilene kadar durmayacaklarını vurgulamışlardı.

 

Kadınların kadın düşmanı yasalar karşısındaki iradesi AKP’ye bir kez daha geri adım attırdı. Tasarı İçişleri Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı ve görüşmeler sonucunda alt komisyona gönderilmesine karar verildi.

 

 

Boşanma Komisyonu Raporu nedir?

AKP’ye her defasında geri adım attıran kadınların karşısında bugün daha önce gündeme getirilen ama kadınların isyanıyla meclise getirilemeyen Boşanma Komisyonu Raporu var. Müftülere nikah yetkisi veren tasarının görüşülüp alt komisyona gönderilmesinden sonra Meclis Genel Kurulu’nda Erkek şiddetinin önünü açan, kadınların erkek şiddeti karşısında güvenliklerini almalarını engelleyen ve evlilikle tecavüzü aklamaya çalışan maddeler yine kadınların karşısında. Yani AKP kadınların direngenliği nedeniyle geçirtemediği her maddeyi yeni bir başlıkla yine kadınların önüne koyuyor.

Kadınlar bu sefer ne ile karşı karşıya?

Önergede karşımıza çıkan maddelere göre;

  • Yasada kesin olarak yasak olmasına rağmen boşanma davalarında ve şiddet durumunda uzlaşma ve arabuluculuk yöntemi kullanılması böylelikle boşanmaların önlenmesi sağlanmaya çalışılıyor.
  • Kadınlar şiddete maruz kalma durumunda tedbir kararı alması imkansızlaşacak. Çünkü tedbir süreleri 15 günle sınırlandırılacak ve kadınlardan şiddete dair belge ve delil sunmaları istenecek.
  • Kadınların şiddet karşısında mekanizmalara erişimi zorlaştırılıyor. Kadınlar, erkek şiddeti karşısında adliyelere ve valiliklere gitmek zorunda bırakılıyor.
  • Cinsel istismara maruz bırakılan çocuğun tecavüz eden kişiyle 5 yıl boyunca sorunsuz ve başarılı evlilik sürdürmesi halinde denetimli serbestlikten yararlanması öneriliyor. Kısacası bir kez daha tecavüz aklanmaya çalışılıyor.
  • Aile mahremiyetinin korunması kılıfıyla aile hukukuna ilişkin davalarda duruşmaların gizli yapılması öneriliyor. Yani kadın örgütleri dışarıda bırakılarak kadın yalnızlaştırılmaya çalışılıyor.
  • İlahiyatçıların aile danışmanı olarak görevlendirilmesi öneriliyor.
  • Kadınların nafaka hakkını evlilik süresiyle bağlandırarak kısıtlıyor.
  • Boşanma sonucunda kadınların 1-2 yıl içerisinde mal paylaşımı davası açmaması halinde haklarını tamamen kaybetmesini öneriyor.