Üniversiteli Kadın Kolektifi ‘Karın Ağrısı’ dergisinin yeni sayısı çıktı: “İsyana Çıkar Sokaklar!” – Üniversiteli Kadın Kolektifi

‘Karın Ağrısı’ dergisinin yeni sayısı çıktı: “İsyana Çıkar Sokaklar!”

Karın ağrısının yeni sayısı, kadınların kolektif emeği ile “İsyana çıkar sokaklar!” manşetiyle çıktı. Feminist tiyatrodan feminist iktisata, Engizisyon cadılarından kadının evrimine, göçmen ve mülteci kadınlardan mor baretli kadınları anlatan birçok yazı okurlarını bekliyor

Bu sayıda,

Gündem’de 2019’a giderken, fiili diktatörlüğünü kurumsallaştıran AKP,  yaşamlarımızın her alanlarını gericilikle harmalanmış “erk”eklik halleriyle saldırıya açık hale getiriyor. Kadınların AKP’nin yıkım politikalarına karşı sokağa çıktığı her anda farklı yanıtlar üreterek direnişi büyüten bir yerde durduğunu anlatıyor.

Cadı kazanı’nda

  • 4. sayfada “mansplaning” ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine durulan yazı da, kadınların erkek aklın üstüne basa basa özgürleşecekleri, erkek aklın üstünülüğünü kabul etmeyecekleri anlatılıyor.
  • 10. sayfada ‘Kadın Evrimi’nin tarihsel olarak incelenen yazıda kadınların tarihin tozlu sayfalarına yaşamlarını sıkıştırılamayacağı anlatılıyor.
  • 18. sayfada Patriyarkal rejimin dayatmalarına karşı bilgi üretmekten vazgeçmeyen cadıların istikrarlı mücadelesini anlatan yazı “Kiliseye, feodalizme bela, gericiliğe düşman, dünyayı sarsan kadınlar: Engizisyon Cadıları” başlığı ile yer alıyor.

Dosya yazısında “Gülümseyin, bu cüret bizim!” başlığı ile feminist öz savunma kavramının tarihsel incelemesi yapılarak fiziksel ve zihinsel özsavunmanın kadın hareketi açısından önemi tartışılıyor.

Büyüteç’te

  • 6. sayfada mühendislik mimarlık fakültelerinden üniversiteli kadınların oluşturduğu Mor Baretliler Topluluğu, kadınların arazide, şantiyede hayatın her alanında var olduğunu hatırlatarak, zayıf, ezilen susan kadın algısını yıkıyor. “Baretler mora boyandı beyler, dağılın!” başlığı ile yer alıyor.
  • 20. sayfada tiyatro’da erkek egemenliğine karşı duruş olarak Feminist tiyatro, sahnede kullanılan beden ve dil aracılığıyla kadınların nesneleştirilmesine bir eleştiri getirerek kadın dayanışmasını büyüten kadın sorunlarını anlatan tiyatro metinleriyle yeniden Ankara’da kurulduğu anlatılıyor.
  • 24. sayfada göçmen ve mülteci kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların sıkıştırıldığı ölüm kıskacından emperyalizme, kapitalizme, erkek egemenliğin yarattığı savaşa karşı mücadele ancak göçmen kadınlarla kurulan dayanışma, yükseltilen feminist bir mücadele ile mümkün olduğu anlatılıyor.

Kördüğüm’de, erkek medyaya karşı kadınların kendi sözünü söylediği alternatif kadın medyası tartışmasının yapıldığı “ Şimdi sıra bizde: Medyayı bora boyuyoruz” yazısı yer alıyor.

Tersine Dünya bölümünde, erkekler tarafından işgal edilen iktisata karşı “Feminist iktisat”  tartışması yapılıyor.

Tarih bölümünde, Bilimin cinsiyetçi perdesinin ardındaki kadın: Mileva Maric anlatılıyor.

Serbest Kürsü’de

  • 22. sayfada “ Ahlak ve Kadın” yazısında iktidarın muhafızlığını üstlenen ahlak bekçilerine karşı kadınlar dayanışmasını evde sokakta, kampüste büyütüyor.
  • 26. sayfada Ataerkil toplumun eril dil yapısıyla baş edebilmenin yolu, kadınların kendi dişil yazınlarını oluşturup onu kullanmaları gerektini anlatan yazı da alternatif kadın dili tartışması yapılıyor.
  • 27. sayfada “Nedir Bu Beden Olumlama?” başlığı ile beden olumlama hareketi anlatılıyor.

Arka kapakta ise Filistin kadın direnişçilerden Ahed Tamimi yer alıyor.

 “Filistin emperyalistlerin, kadın düşmanlarının değil Ahed’lerin, Leyla Halid’lerin direnen Filistin halkınındır!”