Üniversiteli Kadın Kolektifi İTÜ Rektörü Mehmet Karaca’dan cinsiyetçi havuz seansları uygulaması – Üniversiteli Kadın Kolektifi

İTÜ Rektörü Mehmet Karaca’dan cinsiyetçi havuz seansları uygulaması

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yüzme havuzunun karma kullanımından rahatsız olan gerici zihniyetin dilekçe vererek kadın ve erkek ayrı havuz kullanım seansları talebi üzerine rektör Mehmet Karaca havuz kullanım seanslarını karma, kadın ve erkek olmak üzere üçe ayırdı.

Daha önce müftülere nikah yetkisi verilmesine karşı yemekhane konuşması yapan kadınlara soruşturma açan, üniversite içerisindeki tacizci yürüyüşlere göz yuman rektörlük çözümü tıpkı iktidarın “pembe otobüs” uygulaması gibi kadınları kamusal alanlardan soyutlamada/sınırlandırmada bulmuştur.

Bunca zaman üniversitelilerin yemekhane zamlarına karşı tepkisine ve kulüp odası, laboratuar, şenlik vb. taleplerine dair üniversiteliden yana hiçbir adım atmayan Karaca, gerici taleplere sessiz kalamıyor. Kadın düşmanı talebi uygulamakta final tatili, tadilat demeksizin harekete geçiyor.

Konuya dair İTÜ Kadın Araştırmaları Kulübü’nün açıklaması:

İTÜ rektörü Mehmet Karaca bir kez daha yandaşlığını en çok kanıtladığı gerici politikalara sarılarak İTÜ havuzunun kullanımını kadın- erkek ayrı seanslara ayırdı. Sene başında aynı taleple gerici bir grubun başlattığı imza toplama süreci de İTÜ öğrencileri tarafından büyük bir tepkiyle karşılanmıştı. Gericilerin taleplerini göz önünde bulundurarak bu uygulamayı yürürlüğe koyan Karaca’ya birkaç şeyi hatırlatmak isteriz. İki sene önce aynı havuzda bir İTÜ öğrencisinin bir kadını taciz etmesinin ardından İTÜ rektörlüğünün olayın üzerini örtmeye çalışmasına karşılık İTÜlü kadınlar tacizciyi tüm okulda teşhir etmişti. Bunun üzerine rektörlüğün yaptığı şey ise teşhir eden kadınları soruşturma açma bahanesiyle tehdit etmek oldu. Rektörlük daha sonra  İTÜKAK’ın 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Haftası’nda yaptığı yürüyüşleri OHAL bahanesiyle engelledi. Okulda açığa çıkan tüm taciz olaylarının ise üstünü örtmeye devam etti. Bunun yanı sıra her geçen sene kadın yurtlarına girme saatlerini bir saat öne çeken yönetim gerici, kadın düşmanı politikalarını son olarak da havuz kullanımını kadın – erkek diye ayırarak sürdürüyor. İktidarın çeşitli illerde uyguladığı pembe otobüs uygulamasında gördüğümüz gerici kadın düşmanı politikaların İTÜ’deki yansıması da bu olmuştur. Lakin nasıl ki pembe otobüs uygulamasını tanımayan ve kendilerinin toplumsal yaşamdan soyutlanmasına izin vermeyen kadınlar varsa biz de İTÜ rektörü Mehmet Karaca’nın bu gerici kadın düşmanı uygulamasını tanımıyoruz. Bu uygulama örnek alındığı pembe otobüs benzeri gerici uygulamalar gibi yalnızca üç beş kişinin talebi yerine getirildi diyerek sindirilemeyecektir. Kadının hayattan ve dolayısıyla kampüsten soyutlanması, ötekileştirilmesidir. Okulda yaşanan tüm taciz olaylarının üstünü örtmeye çalışan, kadın etkinliklerini yasaklayan, daha geçtiğimiz günlerde Müftülük Yasası’nı okulda anlatan bir kadına güvenlikleriyle saldırıp 1 ay uzaklaştırma veren Karaca’nın kadınları ortak kampüs yaşamından soyutlamasına, bizi kısıtlamasına izin vermeyeceğiz. Sokakları meydanları kampüsleri her daim özgürleştiren üniversiteli kadınlar olarak reisin ve reisin kuklası Karaca’nın gerici, kadın düşmanı politikalarını tanımıyoruz ve üniversitemizi özgürleştirene kadar mücadele etmeye devam edeceğimizi bir kez daha tekrarlıyoruz! İTÜ’de gericilere, kadın düşmanlarına geçit yok!