Üniversiteli Kadın Kolektifi Tutuklanan Boğaziçili kadınlardan mektup: “Bu suça ortak olmayacağız!” – Üniversiteli Kadın Kolektifi

Tutuklanan Boğaziçili kadınlardan mektup: “Bu suça ortak olmayacağız!”

Boğaziçi üniversitesinde Afrin için lokum dağıtan gruba “Katliamın lokumu olmaz” diyerek karşı çıktıkları için 4’ü kadın 13 üniversiteli tutuklanmıştı. Tutuklanan Boğaziçili kadınlar, yazdıkları mektupta içeride mücadelelerine devam edeceklerini söylerken dışarıda da bu mücadelenin yükseltilmesinin gerekliliğini vurguladılar

İki haftalık gözaltı sürecinin ardından, tutukluluğumuzun ilk günlerinde sesimizi duyurabilme fırsatını ancak bulabildik. Bu mektup dünyanın dört bir yanında özgürlüğümüzü isteyen akademisyenlere, okuldaki hocalarımıza, insan hakları savunucularına, gazetecilere ve arkadaşlarımıza cevabımızdır.

Mevcut iktidar sürekli palazlandırdığı bir savaş ortamı yaratmakta ve tüm muhalif sesleri zorba yöntemler ve işkenceyle susturmaktadır. Muhalefetin yüksek olduğu üniversitelere ise kayyum rektörler atanmakta, barış isteyen akademisyenler ve öğrenciler hukuka aykırı bir şekilde yargılanmakta ve hapishanelerle cezalandırılmaktadır.

Bugün 13 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin eğitim hakkı fiili olarak gasp edilmiştir. Biz ve okulumuza dönük bu sert saldırılarının siyasi süreçlere bağlı olduğunu; krize sürüklediği ülkeyi yönetememe sıkışmışlığını gündemi değiştirerek, savaşlar ve teröristler icat ederek aşmaya çalıştığını biliyoruz.

Üniversitemize yönelik baskıcı politikalara başından beri karşı olan bizler akademiyi terk etmemekte kararlıyız. Kampüste muhbirlik furyasına açıkça destek veren ve onun bir parçası olan kayyum rektörlüğün açıklamasını ve kendi öğrencilerini hedef göstermesini asla kabul etmiyoruz. Boğaziçi Üniversitesi’nin yürürlükteki yasaları dahi çiğneyen açıklama metnini resmi sayfalardan derhal kaldırılmasını talep ediyoruz.

Yurtlardan, kütüphanelerden, kampüs kaplarından teker teker alınmamıza neden olan düşüncelerimizi yineliyoruz: Silahlara, şehirlerin bombalanmasına, ölümlere ve yüz Bubinlerce insanın göç etmek zorunda bırakılmasına karşıyız! Susarak bu suça ortak olmayacağız. Yükselen şovenist ve savaş çığırtkanı dalgaya teslim olmayacağız. Boğaziçi Üniversitesi’ne ve öğrencilerine uyguladıkları baskıyla bizi ne korkutabilir ne de yıldırabilirler. Biz tarihe karşı sorumluluğumuzu içeride olduğumuz süre boyunca mücadelemizi sürdürerek gerçekleştireceğiz. Sizi de dışarıda bu mücadelemizi yükseltmeye çağırıyoruz!